ULUSLARARASI ARKADAŞLIK ÖDÜLÜ

Sevgili arkadaşım http://menteskizi.blogcu.com/ "ARKADAŞLIK ÖDÜLÜ"nü seve seve kabul ediyor ve sevgilerimi gönderiyorum. çok teşekkür ederim.
bende aşağıda isimleri bulunan arkadaşlara ödüllerini göndermek istiyorum:)
http://sihirlikepce.blogspot.com/
http://www.disalce.blogspot.com/
http://karaates.blogcu.com/
http://yesildomates.blogcu.com/
http://2563.blogcu.com/
http://kartol.blogcu.com/
http://asotu.blogcu.com/
http://keskinlininmutfagi.blogcu.com/
sevgili arkadaşlarım en kısa zamanda hepinizi buraya ekleyeceğim.
şimdi çıkmam lazım. Allaha emanet olun:))))

Yorum (7) Yorum yaz!

AYRILIK

Sevgili arkadaşlarım gerçekten uzun bir ara verdim ve biraz daha böyle devam edecek sanırım. Tayinimin çıkmasıyla evden taşınma telaşı sardı, uzun bir süre ev aramak zorunda kaldık, ve en zor olan bölüm taşınmak oldu. Ramazan başlangıcında Allah'a çok şükür evimize taşındık, ama yerleşmek epey zaman aldı. Taşındığımız yere henüz internette bağlanılmadı. O yüzden yazımı dışarıdan yazıyorum.
Hepinizi çok özledim. Tariflerinizi takip etmeye çalışıyorum ama okul açıldığı için gündüz pek fırsat bulamıyorum. Beni unutmayın lütfen, inşallah yakın zamanda aranızdayım. Allah'a emenet olun..

Yorum (13) Yorum yaz!

KISA SÜRELİĞİNE ELVEDA

Sevgili blogcu arkadaşlarım, uzun zamandır yazı yazmayı bırakın, sizlerin güzel mesajlarına bile karşılık veremedim.. hepinizden çok özür diliyorum. Geçici bir süre bloguma ara vermek durumundayım. Biraz rahatsızlığım var, inşallah en kısa zamanda toparlanıp aranıza döneceğim. Allaha emanet olun arkadaşlarım...

Yorum (10) Yorum yaz!

BİR SİMİT...

Şuan Ankara'dan yazıyorum. İnternette dolaşırken yazıyı gördüm ve çok hoşuma gitti.. Sizlerinde okumasını tavsiye ediyorum. Diliyorum tüm öğrencilerimiz böyle olur..

Buarada yarın yani Pazartesi günü de İstanbul'a gideceğim, Allah kısmet ederse.. 1 haftada oradayım. Hepinize güzel bir hafta geçirmenizi dilerim..

BİR SİMİT...

Günün son dersinin sonuna gelinmişti. Öğrenciler çıkmak için sabırsızlanıyordu. Defter ve kitaplarını çantalarına koydular. Zil çalar çalmaz, dışarı çıkmak için hazırdılar. Yalnız, Ali hazırlanmamıştı.

Gecikmek için de elinden geleni yapıyordu.

Nihayet zil çaldı. Öğrenciler bir anda kapıya yöneldi. Ali, yerinden kalkmadı. Ağır ağır eşyasını topladı. Bir yandan göz ucuyla öğretmenine bakıyor, bir yandan da arkadaşlarının gitmesini bekliyordu.

Öğretmeni, onun bu hâlini fark etti:

  - Hayrola Ali, dedi. Eve gitmeyecek misin?

Ali, son arkadaşının da çıktığını görünce cevap verdi:

  - Sizinle konuşmak istiyordum öğretmenim.

  - Peki, dedi öğretmeni. Ne söyleyeceksin bakalım?

  - Ahmet arkadaşımız var ya…

  - Evet, ne olmuş Ahmet’e?

  - Durumları pek iyi değil galiba. Annesi, beslenme çantasına pekiyi şeyler koymuyor.

  - Ee?

- Ona yardım etmek istiyorum. Ama benim yardım ettiğimi bilirse üzülür. Günde bir simit parası biriktirip her hafta size versem, siz de ona verseniz?

Cebinden bir avuç bozuk para çıkarıp öğretmenin masasının üzerine koydu. Nurhan Öğretmen, paraya dokunmadı. Sandalyesine oturup düşündü.

Ali hakkındaki bilgilerini yokladı. Bildiği kadarıyla ailesinin durumu pekiyi değildi. Bu çalışkan ve sevimli öğrencisi, ne kadar da iyi niyetli ve düşünceliydi. Zengin bir ailenin çocuğu değildi. Buna rağmen yardım etmek istiyordu. Üstelik yardım ettiğinin bilinmesini istemiyordu. Nurhan

Öğretmen:

  - Dur bakalım Ali, dedi. Bildiğim kadarıyla sizin de maddî durumunuz pekiyi değil. Yanlış mı biliyorum?

  - Doğru biliyorsunuz öğretmenim. Babam gündelikçi. Çoğu zaman iş bulamıyor. Ama ben de çalışıyor, para kazanıyorum.

  - Nerede çalışıyorsun?

  - Simit satıyorum.

Nurhan Öğretmen yine durup düşündü. İyiliğin bu kadarına ne demeliydi şimdi. Bunun gerçekleşmesi zordu. Onu, bundan vazgeçirmek için bir çare bulmalıydı. Bunu yaparken, sevimli öğrencisini de kırmamalıydı. Onunla biraz daha konuşursa, belki bir yolunu bulurdu.

Nurhan Öğretmen, Ali’ye döndü:

  - Büyüyünce ne olmak istiyorsun, diye sordu.

  - Çok zengin bir işadamı…

  - Niçin?

  - İnsanlara daha çok yardım etmek için…

  - Güzel, dedi Nurhan Öğretmen. Bak şimdi Ali, Ahmet’in ailesinin durumu pekiyi değil; bu doğru. Ama sizinki de bundan pek farklı değil. İstersen acele etme; çok zengin olduğun zaman insanlara yardım edersin.

Olmaz mı?

  - Olmaz, dedi Ali. Şimdi yapmalıyım.

  - Neden olmaz?

  - Üç sebepten dolayı olmaz.

Birincisi: Bu para zaten benim değil. İyilik ettiğim için Allah, beni insanlara sevimli gösteriyor. İnsanlar da bundan etkileniyor, daha çok simit alıyorlar. Bu sayede gün boyu çalışanlardan bile fazla simit satıyorum. Hele mahallede Hasan Amca var, her gün iki simit alıp güvercinlere veriyor.

İkincisi: “Ağaç yaş iken eğilir.” deniliyor. Şimdiden iyilik yapmayı öğrenmezsem büyüdüğümde hiç yapamam.

Üçüncüsü ise daha önemli: Büyüdüğüm zaman çok zengin bir işadamı olmak istiyorum. Zamanında yatırım yapmayanlar büyük işadamı olamazlar.

Nurhan Öğretmen, karşısında büyük biri varmış gibi dinliyordu:

  - Bu sonuncusunu pek iyi anlayamadım, dedi. Biraz açıklar mısın?

  - Açıklayayım öğretmenim, dedi Ali. Şimdi, çok zengin olmadığım için, ancak günde bir simit parası kadar yardım edebiliyorum. Bundan fazlasını veremem. Allah, Cennet’i gücü kadar iyilik edene veriyor. Şimdi gücüm bu olduğuna göre Cennet’in fiyatı birkaç simit parası kadardır. Eğer zengin olmadan ölürsem birkaç simit parasıyla Cennet’e girebilirim. Bundan daha kârlı bir yatırım olur mu?

Nurhan Öğretmen’in gözleri dolmuştu. Başını “Evet” anlamında sallarken masanın üzerindeki paraları bir bir topladı.

Alıntı: bilvanis.net

Yorum (28) Yorum yaz!

ÖRÜMCEK AĞI

Sevgili blogcu arkadaşlarım, zaman ne kadar çabuk geçiyor, tarif eklemeyeli bir hafta olacak, ben hala boş kalamadım:( Fotoğraf makinemin olmaması ve arşivdeki tariflerimin kalmamasından dolayı sizlerle bu güzel yazıları paylaşmak istedim. Ayrıca Cuma günü Allah kısmet ederse Ankaraya gideceğim. Ankarada oturan veya oradan daha önce alışveriş yapan arkadaşlara bir sorum olacak. Ankadara'da PASTA MALZEMELERİ satan yerleri bilen varmı? Yardımcı olursanız sevinirim.. Dönene kadar Allaha emanet olun.. Sağlıcakla...

 

ÖRÜMCEK AĞI

Dünya hayatında hep kötülük işleyen bir adamı ölünce
cehennem kapısında bir melek karşıladı. Melek adama
şöyle seslendi: "Hayatta iken tek bir gün bile birisine
iyilik yaptıysan buraya girmeyeceksin. "
Günahkar adam uzun süre düşündükten sonra,
bir keresinde ormanda gördüğü örümceği hatırladı.
Balta girmemiş ormanda yürürken önüne
bir örümcek ağı çıkmıştı. Adam ağı bozmamak
ve örümceği ezmemek için o gün yolunu değiştirmişti.
Heyecan içinde o günü meleğe anlattı.
Melek adama gülümsedi ve ardından elini şaklattı.
Gökten bir örümcek ağı inmişti.
Adam bu ağa tutunarak cennete girebilecekti.
Adam neşe içinde ağa tırmanırken cehennemden bazıları da
bu ağa tutunarak cennete gitmeye çalıştılar.
Ama adam ağın o kadar çok insanı taşımayacağından
korkarak onları itmeye başladı.
Tam o sırada ağ gerçekten koptu ve diğerleri ile
birlikte adam da cehenneme düştü.
"Yazık" dedi melek.
"Bencilliğin, hayatında işlediğin tek iyiyi de kötülüğe döndürdü.
O insanlara şefkat gösterebilseydin eğer,
ağın herkesi taşıyabileceğini de görecektin."

 

 

KUSURSUZ OLMAK

Çin'de bir adam, her gün boynuna dayadığı kalın sopanın iki  ucuna astığı
testilerle dereden su taşırmış evine.. Bu testilerden
birinin yan kısmında çatlak varmış... Diğeri ise hiç kusursuz ve
çatlaksızmış; ve her seferinde bu kusursuz testi adamın doldurduğu suyun
tümünü taşır, ulaştırırmış eve..Ama her zaman boynunda taşıdığı testilerden
çatlak olanı eve yarım; diğeri dolu olarak varırmış iki  sene her gün bu
şekilde geçmiş. Adam her iki testiyi suyla doldururmuş ama evine vardığında
sadece 1,5 testi su kalırmış...Tabi ki kusursuz, çatlaksız testi vazifesini
mükemmel yaptığı için çok gururlanıyormuş. Fakat zavallı  çatlak olan
kusurlu testi, çok utanıyormuş. Doldurulan suyun sadece  yarısını eve
ulaştırabildiği için de çok üzülüyormuş. İki yılın  sonunda bir gün,
görevini yapamadığını düşünen çatlak  testi,ırmak kenarında adama şöyle
demiş:

'Kendimden utanıyorum. Şu yanımdaki çatlak nedeniyle, sular eve gidene kadar
akıp gidiyor..' Adam gülümseyerek dönmüş testiye; 'Göremedin  mi? Yolun
senin tarafında olan kısmı çiçeklerle dolu.
Fakat kusursuz testinin tarafında hiç yok.Çünkü ben başından beri  senin
kusurunu, çatlaklığını biliyordum..Senin tarafına çiçek tohumları ektim.. Ve
hergün o yolda ben su taşırken,sen onları suladın.. 2 senedir o güzel
çiçekleri  toplayıp,masamı süslüyorum. Sen kusursuz olsaydın, o çatlağın
olmasaydı evime böyle güzellik ve zarafet veremeyecektim' diye cevap vermiş.

Aslında hepimiz birer çatlak testiyiz Her birimizin kendine has  kusurları
vardır. Fakat sahip olduğumuz bu kusurlar ve çatlaklardır hayatlarımızı
ilginç yapan,mükafatlandıran, renklendiren..

Etrafımızdaki her kişiyi,oldukları gibi kabullenin.. Onlardaki  kusurları
değil, içlerindeki güzellikleri görün...

Can Dündar

Yorum (17) Yorum yaz!

DUA

Peygamber efendimiz, biz müslümanların nasıl dua etmesi gerektiğini bildirmiştir. Bu dualardan bazıları şöyle:
(Ya Rabbi, Sana ve Resulüne itaat etmemizi ve bildirdiklerinle amel etmemizi nasip eyle!)

(Ya Rabbi, faydasız ilimden, makbul olmayan ibadetten ve kabul edilmeyen duadan sana sığınırım.)

(Ya Rabbi, bildiğimiz-bilmediğimiz bütün iyilikleri ver, bildiğimiz-bilmediğimiz bütün kötülüklerden de koru!)

(Ya Rabbi, her işimizin sonunu güzel eyle, dünya sıkıntılarından ve ahiret azabından bizi koru!)

(Ya Rabbi, bizi sabreden ve şükredenlerden eyle!)

(Ya Rabbi, bizi dostlarına dost, düşmanlarına düşman olanlardan eyle!)

(Ya Rabbi, acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten ve her çeşit hastalıktan sana sığınırım!)

(Ya Rabbi, işinde sebat eden, nimetine şükreden, ibadetini güzel yapan ve doğru konuşanlardan eyle!)

(Bedenime, kulağıma, gözüme sıhhat ver! Küfürden, fakirlik ve kabir azabından sana sığınırım.)

(Ya Rabbi, kusurlarımızı ört, korkulardan emin kıl ve borçlarımızı ödememizi nasip et!)

(Ya Rabbi, sıhhat, afiyet ve güzel ahlak ver! Kaza ve kaderine rıza gösterenlerden eyle!)

(Ya Rabbi, gece ve gündüz gelecek kötülüklerden, sıkıntılardan kötü arkadaştan ve kötü komşudan sana sığınırım.)

(Ya Rabbi, ölünceye kadar ibadet etmemizi, ömrümüzün hayırlı amellerle sona ermesini nasip et ve Cennetini ihsan eyle!)

(Ya Rabbi, zulmetmekten, zulme uğramaktan sana sığınırım.)

(Bize dünya ve ahirette iyilik, güzellik ver ve Cehennem azabından bizi koru!)
[Tergib]
Kaynak: http://www.dinimizislam.com

Yorum (18) Yorum yaz!

SOBEEEEE:))

Sevgili arkadaşım http://sumeyraninsofrasi.blogcu.com/ tarafından sobelenmişim. Çok teşekkür ediyorum. İşte cevaplar:

İSİM  VEYA  LAKABINIZ: bir tane isim yeter sanırım .Seda. lakabım yok.

DOĞUM  YERİNİZ: izmir

HOBİLERİNİZ: yemek yapmak ve bunu arkadaşlarımla paylaşmak, kitap okumak, bilgisayarda kendimi geliştirmek.

EN  DEĞERLİ  ÜÇ  ŞEYİNİZ: eşim, sağlığımız ve imanımız.

OLMAZSA  OLMAZ  DEDİĞİNİZ  ŞEY: kur’an-ı kerim. sağlık ve huzur.

İDEALİNİZ: eşim ve Allah nasip ederse evladımızla sağlıklı, huzurlu, Allah yolunda hayırlı ömür geçirmek.

ETKİLENDİĞİNİZ  BİR  KİTAP: şuan aklımda isim yok. Ama macera ve dini kitaplar ilgimi çeker.

EN  SEVDİĞİNİZ  ŞARKI: şu aralar “senden bşka” dizi müziği “senden başka artık düşemem aşka” isimli şarkı. Tavsiye ederim:)

GİTMEK  İSTEDİĞİNİZ  YER: Allah izin verirse eşimle hacca gitmek.

EN  YAKIN  ÜÇ  BLOG  ARKADAŞINIZ: yeni olmama rağmen bütün arkadaşlarımı çok seviyorum.

UNUTAMADIĞINIZ  BİR  ANI: eşimin kız istemeye gelmesi…

BURCUNUZ: boğa

İLGİLENDİĞİNİZ  SPOR  DALI, YOKSA  TUTTUĞUNUZ  TAKIM: yüzme, eşim sayesinde tenis ve Formula maçları da kaçmaz oldu. Evlendikten sonra “Milan”.

İDEAL  BİR  KADIN  NASIL  OLMALI: temiz, titiz, ailesine ve imanına bağlı, sevecen, yardımsever, misafirperver…. Devam edersem bitmez:)

İDEAL  BİR  ERKEK  NASIL  OLMALI: ailesine ve imanına bağlı, işini seven, nerde ne yapacağını bilen…

TEKNOLOJİNİN  GELİŞMESİ  OLUMLUMU, OLUMSUZMU?: şu bilgisayar niye icad edildi diye hep düşünürüm. Öncelerde olumlu yönleri fazla olmasına karşı şimdilerde olumsuz yönleri arttı diye düşünüyorum. Özellikle internet.

İCAT  EDİLMESEYDİ  NE  YAPARDIM  BİLMİYORUM  DEDİĞİNİZ  ŞEY: çamaşır makinesi:)

İNSANLARIN  SÖZLERİNE Mİ, YOKSA  GÖZLERİNE Mİ  İNANMALI?: kalplerineJ sözler ağızdan çıkar. Halbuki gözler kalpten gelir..

HAYATTAKİ  SEVİNÇ  KAYNAĞINIZ: eşim.

HAYATTAKİ  EN  BÜYÜK  KORKUNUZ: ölüm azabı, kabir azabı ve cehennem azabı.

MANTIK  EVLİLİĞİMİ  YOKSA  AŞK  EVLİLİĞİMİ: mantık varsa aşkta olur..

EN  SEVDİĞİNİZ  YEMEK: etsiz yemeklerin çoğunu severim. Tavuk ve balık yemekleri tercihimdir her zaman. Köfte-atatese de hayır demem haniJ

EN  SEVMEDİĞİNİZ  YEMEK: bamya. Bir türlü yediremedilerJ

BLOG  SAHİBİ  İLE  İLGİLİ  DÜŞÜNCELERİNİZ: tanıdığım kadarıyla ailesi için her şeyi yapabilen, yemek konusunda üstüne olmayan becerikli sevecen bir ane ve arkadaş.

 Şimdi sıra bendeee….

 

http://kartol.blogcu.com/

http://saniyesultan.blogcu.com/

http://yesildomates.blogcu.com/

http://finduksepeti.blogcu.com/

http://yersofrasi.blogcu.com/

http://zehra50.blogcu.com/

http://disal.blogcu.com/

 

Yorum (29) Yorum yaz!

Kur’an-ı kerimi öğrenmek ve öğretmek - Esra

Az önce "buyuleyenmutfakkokusu" sitesine sahip Esra arkadaşımızın aramızdan ayrıldığını öğrendim. Öğretmenler gününde bir öğretmen arkadaşımızdan acı haber geldiği için,  İçim bir buruk oldu. Sevgili arkadaşım disal, Esra arkadaşımız için herkesi Kur'an-ı Kerim'den Cüz okumaya çağırıyor, bildiğimiz kadarıyla yardımcı olalım diyorum. ve bende katılıyorum. sizde ulaşmak istiyorsanız http://disal.blogcu.com/4667315 adresine tıklayabilirsiniz. Esra arkadaşımıza Allahtan rahmet, ailesine de başsağlığı ve sabır diliyorum...

Kur’an-ı kerimi öğrenmek ve öğretmek
Kur’an-ı kerimi öğrenmek, öğretmek ve okumak çok sevaptır. Kur'an-ı kerimi tecvide uygun öğrenmeli ve her gün az da olsa, okumaya çalışmalıdır! Bu husustaki hadis-i şeriflerden bazıları şöyle:
(Kur'an öğrenen ve öğreten en hayırlınızdır.) [Buhari]
(Kur'an okuyan kimse, bunamaz.) [Tirmizi]
(Kur'an okunan yere rahmet ve bereket yağar.) [Buhari]

(Kur'an okunan evin hayrı artar, sakinlerini sıkmaz, melekler toplanır, şeytanlar oradan uzaklaşır. Kur'an okunmayan ev, içindekilere dar gelir, sıkıntı verir, bereketsiz olur. Melekler uzaklaşır, şeytanlar oraya dolar.)
[Darimi]

(Her gece on âyet okuyan, gafillerden sayılmaz.)
[Hakim]
(Kur'an okuyun! Kıyamette size şefaat eder.) [Müslim]

(Kim bir âyet öğrenirse, kıyamette onun için nur olur.)
[Darimi]
(Bir âyet öğrenmek, yüz rekat [nafile] namaz kılmaktan daha iyidir.) [İbni Mace]

Kur’an-ı kerimi okumak sünnet, dinlemek ise farzdır. Yani dinlemek daha çok sevaptır. Mushafa bakarak dinlemek daha sevaptır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Kur'an okunan yere rahmet yağar, melekler hazır olur.) [Buhari]
(Kur'andan bir âyet dinleyen sayısız çok sevaba kavuşur.)
[İ. Ahmed]

(Kur'anı öğrenip gece-gündüz okuyana imrenmek gerekir.)
[Müslim]
(Kur'an okuyanla dinleyen, sevapta ortaktır.) [Deylemi]
(İnsanların en çok ibadet edeni, en çok Kur'an okuyandır.) [Deylemi]

(Kur'an-ı kerim okuyup, ezberleyen, helalini helal, haramını haram bilen, Cennete girer. Ayrıca
[müslüman] akrabasından, hepsi de Cehennemlik olan on kişiye şefaat edip, onları Cehennemden kurtarır.) [Tirmizi]
Kaynak: http://www.dinimizislam.com

Yorum (4) Yorum yaz!

AH GİRESUN AHHHHH... :(

Uzun zaman olmuş gibi geliyor yazı yazmayalı ve sizleri ziyaret etmeyeli, benim üst solunum yolları, bademcik ve ateşle birleşince soluğu doktorda aldık mecburen:( Yataktan çıkamadığım için tariflerim elimde kaldı. en kısa zamanda görüşmek dileğiyle.. Sağlık ve Dua ile...

Yorum (7) Yorum yaz!

ANKARA

15 günlük Ankara "Intel Öğretmen Programı" seminerinden sonra yine memleketteyim:) seminerimiz biraz yoğun geçsede bulabildiğimiz bir gün Ankara'da gezmeye fırsat bulduk. Günümüz 29 Ekim. Töreni Ankara'da seyretmek gerçekten çok güzeldi. Sanırım böyle bir fırsat ta bir daha elime geçmez. Törenden sonra "Hacı Bayram Veli Hazretlerini" ardından "Anadolu Medeniyetler Müzesi"ni gezdik. Son durak olarak Kale'ye çıktık. Ankaradan sonra haftasonu Giresun'a geçmeden yarı memleketim Amasya/Merzifon'a geçtim, Merzifona gidip kıymalı pide yemeden dönülmez düşüncesiyle pide yaptırıp ailece yedik:) Günümüzden birkaç resim ve ondan sonra Merzifon'umuza özel pide fotoğrafını yayınlıyorum. Bundan sonra daha sık siteye girmeye çalışacağım. Görüşmek üzere.. Allah'a emanet olun.

 

guvercin( www.negatif.com ) ucak( www.negatif.com ) Haci Bayram Veli( www.negatif.com ) Anadolu Medeniyetler Muzesi( www.negatif.com ) Anadolu Medeniyetler Muzesi( www.negatif.com ) Anadolu Medeniyetler Muzesi( www.negatif.com )

Yorum (1) Yorum yaz!